22 Mart 2016 Salı

Sosyal Dutluklar




Köyümüzün yeşil dağlarında, dedemin mezarı başında, etrafın güzelliğini seyrederken amcamla... Aramızda şöyle bir diyalog geçti:
- Yav nasıl oluy amca? Şimdi habu gada yer ilk, "benim" diyenın mi oldi?
- Hee ne sandın? Sonradan devlet tapu vermiş bulara. Bak mesela ha orasi Emin emicanun, haburasi Mustafa emicanun. Bunlar dedeğun gardaşlari. Olara dedelerinden galmiş. Faik dede en beyukleri. Vaktinde geldi buralara, sora galdi burda. Devlet için hayvan bakti. Devlet arazi verdi oğa bu iş için. O zamanlar nüfus seyrek buralukta. Birileri bir yerlere yerleşmiş. Sora bu "bir yerler" yerleşenın oldi. Sonra? E sorasi malum da oğlum. Şimdi olardan bize. Bizden kim bilur kime?

Size "sosyal medya şöyle gelişti; böyle coştu son yıllarda" gibi zırvalar etmeyeceğim. Zira siz bunları zaten biliyorsunuz. Ama bu gelişkinlikte bazı ilkellikler mevcut hala.

Yukarda anlattığım mevzudaki gibi bu sosyal mecralar hala boş sayılır. Birileri de buralara çeşitli içerikler üreterek fenomen oluyorlar. Olsunlar lafım yok. Ama özgün içerik pek az. Sırf içerik azlığından ötürü bazı mallıklara katlanmak zorunda bile kalıyoruz. Emin olun daha iyisi olsa bunlara gülmeyiz. Bu tespitlerin birçoğunu beğenmeyiz. Bu işi çok iyi yapanları ayrı tutuyorum. Ama aynı imkanlar herkesin elinde mevcut ve "ulan ben de fenomen olucam yea banane" diyenlerin sayısı da hayli fazla. Napsınlar? Herkes çok hevesli.  Bu şekilde yola çıkıp da becerebilenler yok mu? Var! Ama takipçileri kuru kalabalıktan ibaret. Onlar da arada kaynıyor ve fenomen olabiliyor. Takipçilerini sayıdan ibaret görüyorlar ve aldıkları reklam paralarıyla da yollarını buluyorlar. 


Marifet ortam boşken gelip tahta kurulmak değil. Asıl şimdi gelin ve çok özgün içerikler sunarak internette fenomen olun da biz de takip edelim. Bir Barış Özcan olun mesela. Ya da geçmişten beslenin. Kültürden beslenin. Burada azcık sanat yapın biz de takip edelim. Bence siz mevzuyu anladınız. Bu sosyal alanlar hali hazırda hala dutluk bence. Hala buralar boş ve birileri bu boşluğun nimeti olarak buralara yerleşmiş. Keyfini sürüyor. Paydaşlar arttıkça keyif azalacak. Kalite de düşecek. Yetenek; rekabet halindeyken taklitlerden sıyrılmak, taklit olmamak ve farklı olanı, hatta görülmemiş olanı, ortalıkta olmayanı bulup çıkarmak ve sunmaktadır.

Af edersin osuruğunu çekip Vine fenomeni olacaksanız olmayınız efendim. Aykut Elmas ve arkadaşlarını, Şahangiller'i, Barış Öcan'ı, Barbaros Dikmen'i, Nalet Bebe'yi, Lele Pons'u, Manon Mathews'i, Bilal Hancı'yı, Ahmet Elbistanlı'yı ve daha buraya yazamadığım birçok fenomeni takip edin. İlham alın. Ama taklitleri olmayın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder